denemeçöz reklam
Sınava Ne Kadar Kaldı
Duyurular


Sözcükte Anlam

A ) Sözcüklerin Anlam Özellikleri

1 ) Gerçek Anlam (Temel Anlam)

Bir sözcüğün herkes tarafından bilinen söylendiğinde akla ilk gelen anlama gerçek anlam denir.Gerçek anlamın diğer bir adı ise Temel anlamdır.

Örnekler :

Soğuk havalarda hasta olmamk için oldukça dikkatli olmamız gerekmektedir.

Mutfaktan yemek kokusu geldi.

Yaz mevsiminin havası oldukça güzeldi

2 ) Yan Anlam

Sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılabilecek şekilde gerçek anlamından uzaklaşmasıyla oluşan yeni anlama yan anlam denir.

Örnekler :

Bizlere oldukça soğuk davrandı.

Kapının ağzında biri belirdi.

3 ) Mecaz Anlam

Sözcüğün kendi anlamından tamamıyla farklı anlamda kullanılmasına mecaz anlam denir.

Örnekler :

Oldukça katı bir insandı.

Çok renkli bir kişiliği vardı.

Kendi havasında takılan biriydi.

4 ) Terim Anlam

Sanat,bilim,spor veya diğer meslek dallarından herhangibi biriyle ilgili kavramları karşılayan sözcüklere terin anlamı denir.Bu sözcükler gerçek anlamlı olup yoruma açık değildir.

Örnekler :

Tiyatro terimleri : opera ,kostüm

Coğrafya terimleri : dağ, vadi, ova

Futbol terimleri : ofsayt, faul, gol

B ) Sözcüklerde Anlam Olayları

1 ) Ad Aktarması (Mecaz-ı mürsel)

Benzetme amacı olmaksızın bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılması olayına ad aktarması denir.Ad aktarması sözcükler arasında :"parça-bütün,iç-dış,yer-insan,sanatçı-eser,somut-soyut,yön-ülke,yer-yönetim" şeklinde gruplara ayrılmaktadır.

a ) Parça - Bütün

Bir varlığın parçası söylenerek bütünü,bütünü söylenerek ise parçası kastedilir.

Örnekler :

(Parça Söylenip Bütünün Kastedilmesi)

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal. (Bayrak)

Balık Sezonunda Yelkenler Karadeniz'e doğru yöneldi.(Gemi)

(Bütün Söylenip Parça Kastedilmesi)

Kendisi yılardır bu sokakta oturmuş (Ev)

b ) İç - Dış

Örnekler :

(İç söylenip dış kastedilir.)

Ayaklarını çıkarmadan içeri girmemesini söyledi. (Ayakkabı)

(Dış söylenip iç kastedilir.)

Üç tabak yedi , fakat yinede doymadı. (Yemek)

c ) Yer - İnsan

Yer söylenerek o yerde yaşayan insanlar kastedilir.

Örnek :

Köy köprü yapılmasına çok sevindi. (Köy Halkı)

d ) Sanatçı - Eser

İnsan söylenerek o insanlara ait eserler kastedilir.

Örnek :

Tatillerde Ömer Seyfettin okuyorum. (Ömer Seyfettin'in Eserleri)

En çok Mustafa Sandal'ı dinlemekten hoşlanırdı. (Mustafa Sandal'ın Şarkıları)

e ) Somut - Soyut

Somut bir kavram söylenerek soyut bir kavram kastedilir.

Örnekler :

Yaptığı hatadan dolayı babasının karşısına çıkacak yüzü kalmamıştı. (Utanmak)

Oldukça yürekli biriydi. (Cesaret)

f ) Yön-Ülke/Şehir İlişkisi

Yön Söylenerek bu yönde bulunan yerler kastedilir.

Örnekler :

Batı'nın yeniliklerini sürekli takip etmek gerekir. (Avrupa)

Tarımda Güneydoğu GAP projesi ile birlikte oldukça gelişti. (Güneydoğudaki İlleri)

g ) Yer - Yönetim İlişkisi

Yerin söylenip, yönetim veya insanın kastedilmesidir.

Örnekler :

Ankara yollara çıkmıştı. (Ankara Halkı)

2 ) DOLAYLAMA

Tek bir sözcük ile ifade edilebilecek bir kavramı birden fazla sözcük ile ifade edilmesi durumunda bu olaya dolaylama denir.Dolaylamadaki amaç anlatıma çekicilik kazandırmaktır.

Örnekler :

Bu yıl maden ocaklarından oldukça fazla Kara elmas çıkarıldı. (Kömür)

Tecrübeli filebekçi oldukça önemli bir kurtarışa imza attı. (Kaleci)

3 ) GÜZEL ADLANDIRMA

Olumsuz çağrışmalara neden olabilecek olan söz veya kavramların güzel bir biçimde kullanılması durumuna güzel adlandırma denir.

Örnekler :

Arkadaşının işitme engelli olduğunu anlayınca çok üzüldü. (Sağır)

4 ) DUYU AKTARIMI

Bir duyuyla algılanabilen kavram ya da varlığın başka bir duyuyla algılanabilecek türde kullanılmasına denir.Duyu aktarımında amaç cümleye çekicilik katmaktır.

Örnekler :

Misafirleri oldukça sıcak karşıladı. (Sıcak sözü aslında dokunma duyusuyla algılanır.Fakat burada görme duyusu vurgulanmıştır.)

Karşısındakine oldukça sert baktı.(Sert sözü dokunma duyusuyla algılanır.Fakat buradaki örnekte yine görme duyusu vurgulanmıştır.)

5 ) YANSIMA

Doğadan kaynaklanan sözcüklerin insanlar tarafından taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere yansıma denir.

Örnekler :

Su şırıl şırıl akıyordu (Şırıl şırıl sözcüğü dil yoluyla ifade edilmiş biçimidir.)

Kedinin miyavlaması oldukça değişikti.(Miyav sözcüğü dil yoluyla ifade edilmiş biçimidir.)

C ) SÖZCÜKLERDE ANLAM İLİŞKİSİ

1 ) Somut Anlam

Beş duyu organıyla algılabildiğimiz kavramlara somut anlam denir.Yani elle tutabileceğimiz, gözle görebileceğimiz ya da varlığını hissedebileceğimiz kavramlardır.

Örnekler :

Masa,Televizyon (dokunma ile)

Acı,Tatlı (tatma ile)

Gürültü,Fısıltı (İşitme ile)

2 ) Soyut Anlam

Duyu organlarımız ile algılayamadığımız ancak akıl,sezgi ve inanç yoluyla bilinen kavramları karşılayan sözcük veya sözcük gruplarına soyut anlam denir.

Örnekler :

Başarı , Öfke , Sevgi , Üzüntü , Neşe

3 ) Soyutlaştırma

Somut anlamlı olan bir sözcüğün soyutlaştırılmasına denir.

Örnek :

Oldukça taş kalplisin. (Cümlede geçen taş sözcüğü normalde elle tutulabilen bir varlık olduğundan somut anlamlıdır.Fakat burada duygusuz anlamında kulllanıldığından dolayı soyutlaştırılmıştır.)

4 ) Somutlaştırma

Soyut anlamlı olan bir sözcüğün somutlaştırılmasına denir.Somutlaştırma olayı aynı zamanda ek yardımıylada gerçekleşir.Ek yardımıyla somutlaştırma 2.örneklerimizde yer almaktadır.

Örnek 1 :

Kendisini oldukça güzel buluyordu.. (Cümlesinde yer alan güzel sözcüğü soyut anlamlı bir sözcüktür.Fakat burada bir varlığı karşıladığından dolayı somutlaştırılmıştır.)

Örnekler 2 :

Hayal (Soyut) => Hayalci (Somut)

Öfke (Soyut) => Öfkeli (Somut)

Heyecan (Soyut) => Heyecanlı (Somut)

5 ) Çok Anlamlılık

Her sözcüğün en az bir nesyneyi , durumu yada kavramı karşılar. Başlangıçta tek anlam ifade eden sözcük dilin kullanış biçimlerine göre farklı anlamlar kazanır.Bu tür sözcükler anlatımda zenginliğin göstergersidir.

Örnek :

Elindeki kutuyu bir anda yere bıraktı. (Elde bulunan bir şeyi artık tutmamak)

6 ) Eş Anlamlı Sözcükler

Yazılışları farklı fakat anlam bakımından aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denir.

Örnekler :

Sual => Soru

Mektep => Okul

Ak => Beyaz

Al => Kırmızı

7 ) Eş Sesli (Sesteş)Sözcükler

Yazılış ve okunuşları aynı olan fakat anlam bakımından farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş sözcükler denir.)

Örnekler :

Yarışmaya yaklışık yüz kişi katıldı. (Burada sayı anlamında kullanılmış)

Yaptığı hareketten dolayı yüzü kızardı. (Burada utanmak anlamında kullanılmış)

Oldukça iyi yüzüyordu. (Burada ise yüzmek anlamında kullanılmıştır.)

Yukarıdaki örneklerde görmüş olduğumuz gibi yüz kelimesi üç farklı anlamda kullanılmıştır.Yazılışları aynı olsada anlamları farklı olduğundan eş sesli (sesteş) cümlelerdir. )

8 ) Karşıt Anlamlı Sözcükler

Birbirinin tam tersi durumları yada kavramları karşılayan anlamca birbirine karşıt olan kelimelerdir.

Örnekler :

Aşağı => Yukarı

İleri => Geri

Ağlamak => Gülmek

Siyah => Beyaz

Az => Çok

Şişman => Zayıf

D ) İKİLEMELER

Aynı anlamlı olan sözcüklerin tekrar edilmesidir.

Not : İkilemeleri oluşturan sözcükler arasında noktalama işareti kullanılmaz.

a ) Aynı sözcüğün tekrar edilmesiyle :

Örnekler :

Ağır ağır , yavaş yavaş , koşa koşa , adım adım , bol bol

b ) Eş anlamlı sözcüklerle :

Örnekler :

Gizli saklı , kılık kıyafet

c ) Yakın anlamlı sözcüklerle :

Örnekler :

Yalan yanlış , doğru dürüst , ağrı sızı

d ) Karşıt anlamlı sözcüklerle :

Örnekler :

Zayıf şişman , aşağı yukarı , siyah beyaz

e ) Biri anlamlı diğeri anlamsız sözcüklerle (Bu ikilemelerde, anlamsız sözcüğün anlamlı kelimeden önce kullanıldığı da görülmekte olduğu gibi , sonra kullanıldığı da görülmektedir. )

Örnekler :

Saçma zıvır , eski püskü , yırtık pırtık

f ) İkisi de anlamsız sözcüklerle :

Örnekler :

Ivır zıvır , abuk subuk , ecüş büçüş

g) Yansıma sözcüklerle :

Örnekler :

Tıkır tıkır , horul horul , gümbür gümbür

g) Durum eki almış sözcüklerle :

Örnekler :

Günden güne , İyiden iyiye

E ) DEYİMLER

Genellikle gerçek anlamından farklı anlam taşıyan, en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış söz ya da sözcük gruplarıdır.

Deyimlerin Özellikleri :

Deyimler yaygın bir kullanım alanına sahiptir.Bununla birlikte deyimlerin bir diğer özelliği ise mecazlı anlamlara sahip olmasıdır.Bu yüzden deyimler gerçek anlamlarıyla düşünülmemelidir.

Örnekler :

Göz atmak

Burun Kıvırmak

Renk vermemek

Not : Deyimleri oluşturan sözcüklerin yerleri değiştirilemezler.Bunun nedeni ise deyimlerin yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi kalıplaşmış olmasıdır.

Örnek :

Pabucu dama atılmak ( Doğru )

Dama pabucu atılmak ( Yanlış )