LGS hazırlığı uzun bir süreçtir ve bu süreç boyunca her gün aynı istekle ders çalışmak gerçekçi değildir. Bazı günler öğrencinin enerjisi yüksek olabilirken bazı günler masaya oturmak bile zor gelebilir. Bu nedenle LGS motivasyonunu artırmanın yolu sürekli yüksek motivasyon beklemek değil, motivasyon düştüğünde de çalışmayı sürdürebilecek bir düzen oluşturmaktır.
İyi bir çalışma sistemi öğrencinin hedefini bilmesini, ilerlediğini görebilmesini ve yapabileceğine dair güven geliştirmesini sağlar. Büyük hedefleri küçük adımlara bölmek, çalışma sonucunu takip etmek ve hataları başarısızlık olarak değil gelişim verisi olarak görmek bu sürecin önemli parçalarıdır.
Motivasyon kaybının tek bir nedeni yoktur. Öğrenci bazen konuları yetiştiremeyeceğini düşündüğü için, bazen deneme sonucu beklediğinden düşük geldiği için, bazen de uzun süre aynı tempoda çalışmaktan yorulduğu için ders çalışmak istemeyebilir.
LGS öğrencilerinde motivasyonu düşürebilecek yaygın durumlar şunlardır:
Motivasyonu yeniden kazanmak için önce “Neden çalışmak istemiyorum?” sorusunun cevabını bulmak gerekir. Çünkü konu eksiğinden kaynaklanan isteksizlik ile yoğun bir çalışma gününden kaynaklanan yorgunluk aynı yöntemle çözülemez.
“LGS'de çok yüksek puan almalıyım” veya “Fen lisesi kazanmalıyım” gibi hedefler yön gösterebilir ancak günlük çalışmada ne yapılacağını söylemez. Öğrencinin harekete geçebilmesi için büyük hedefin daha küçük ve kontrol edilebilir görevlere dönüştürülmesi gerekir.
Örneğin:
Küçük hedeflerin avantajı, öğrencinin ne yapacağını açık biçimde bilmesidir. Tamamlanan her hedef aynı zamanda ilerlediğini görmesini sağlar.
Ders çalışmak için her zaman istek gelmesini beklemek çalışma düzenini bozabilir. Özellikle motivasyonun düşük olduğu günlerde ilk hedef uzun saatler çalışmak değil, çalışmaya başlamayı kolaylaştırmak olmalıdır.
Örneğin öğrenci kendisine “Bugün üç saat matematik çalışacağım” demek yerine “Önce 15 dakika konu tekrarı yapacağım” diyebilir. Çalışmaya başladıktan sonra devam etmek çoğu zaman başlangıç anından daha kolaydır.
Bu yöntemde önemli olan başlangıç görevini gerçekten küçük tutmaktır. Bir konu özeti okumak, 10 soru çözmek veya yanlış defterinden birkaç soruyu incelemek çalışmaya geçiş için kullanılabilir.
Öğrencinin yalnızca yapamadıklarına bakması zamanla “hiç ilerlemiyorum” düşüncesine yol açabilir. Oysa birkaç ay önce zorlandığı bir konuyu artık rahat çözebiliyor olması önemli bir gelişmedir.
Bu nedenle haftalık olarak kısa bir LGS ilerleme kaydı tutulabilir. Çok ayrıntılı olmasına gerek yoktur. Şu dört bilgi yeterlidir:
Böyle bir kayıt öğrencinin sadece eksiklerini değil, kat ettiği yolu da görmesini sağlar. Burada amaç her hafta sürekli daha yüksek sonuç almak değil, uzun vadede gelişimin hangi yönde ilerlediğini görebilmektir.
Düşük gelen bir deneme sonucu motivasyonu ciddi şekilde etkileyebilir. Fakat bir deneme, öğrencinin LGS'de alacağı sonucu kesin olarak göstermez. Denemenin asıl değeri, hangi noktaların geliştirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmasıdır.
Düşük bir denemeden sonra “Ben yapamıyorum” demek yerine sonuç üç parçaya ayrılabilir:
Bu ayrım yapıldığında sonuç kişisel bir başarısızlık olmaktan çıkar ve düzeltilebilecek sorunlara dönüşür.
Örneğin 8 matematik yanlışının 5'i aynı iki konudan geliyorsa öğrencinin bütün matematiğinin kötü olduğunu düşünmesi doğru değildir. Asıl ihtiyaç o iki konu üzerinde çalışmaktır.
LGS döneminde arkadaşların yaptığı netler, sosyal medyada paylaşılan deneme sonuçları veya yüksek puan alan öğrencilerin çalışma programları sık sık karşılaştırma konusu olabilir. Ancak öğrencilerin başlangıç seviyeleri, güçlü dersleri ve çalışma koşulları aynı değildir.
Daha anlamlı karşılaştırma öğrencinin kendi sonuçları üzerinden yapılabilir:
Gerçek gelişim, başka bir öğrencinin nerede olduğundan çok öğrencinin kendi başlangıç noktasından ne kadar ilerlediğiyle ilgilidir.
Motivasyon kaybının önemli nedenlerinden biri de gerçekçi olmayan programlardır. Okuldan gelen bir öğrencinin her gün çok uzun bir görev listesiyle karşılaşması, birkaç gün sonra programın tamamen bırakılmasına yol açabilir.
Program hazırlanırken görevlerin üç gruba ayrılması daha kullanışlı olabilir:
Böylece bir gün bütün liste tamamlanmadığında öğrenci programın tamamen başarısız olduğunu düşünmez. Öncelikli görevleri bitirmek o gün için yeterli kabul edilebilir.
Bir öğrenci aynı derste sürekli zorlandığında zamanla o derse karşı isteğini kaybedebilir. Böyle durumlarda doğrudan çok zor sorular çözmeye devam etmek yerine öğrencinin yeniden başarı deneyimi yaşayabileceği bir seviyeye dönmek daha faydalı olabilir.
Örneğin matematikte zorlanan bir öğrenci şu sırayı uygulayabilir:
Sürekli yapamadığı sorularla karşılaşan öğrencinin kendine güveni azalabilir. Bu nedenle çalışma seviyesi, öğrenciyi zorlayacak ancak tamamen çaresiz bırakmayacak şekilde ilerlemelidir.
Ders çalışırken telefon sürekli masanın üzerindeyse öğrencinin dikkati gelen bildirimlere veya telefonu kontrol etme isteğine kayabilir. Bu durumda her seferinde kendini durdurmaya çalışmak yerine dikkat dağıtıcı unsuru çalışma alanından çıkarmak daha kolaydır.
Çalışma sırasında telefon başka bir odada tutulabilir, bildirimler kapatılabilir veya yalnızca belirlenen molalarda kontrol edilebilir. Amaç telefonu tamamen yasaklamak değil, çalışma zamanı ile telefon zamanını birbirinden ayırmaktır.
Aynı yöntem bilgisayar ve tablet için de uygulanabilir. Ders için gerekli olmayan sekmelerin ve uygulamaların kapatılması çalışma ortamını daha sade hâle getirir.
Ödüllendirme öğrenciyi kısa süreli olarak harekete geçirebilir ancak her çalışmayı büyük bir ödüle bağlamak zamanla öğrencinin yalnızca ödül için çalışmasına neden olabilir.
Daha dengeli bir sistemde ödül yalnızca yüksek deneme puanına değil, öğrencinin kontrol edebildiği davranışlara bağlanabilir. Örneğin haftalık programını büyük ölçüde uygulamak, ertelediği bir konuyu tamamlamak veya yanlışlarını düzenli incelemek bir başarı olarak görülebilir.
Ödülün büyük veya maddi olması da gerekmez. Sevilen bir etkinliğe zaman ayırmak, arkadaşlarla vakit geçirmek veya çalışma sonrasında kısa bir dinlenme süresi oluşturmak yeterli olabilir.
Bir gün hiç çalışamamak veya planın gerisinde kalmak LGS hazırlığının tamamının bozulduğu anlamına gelmez. En sık yapılan hatalardan biri, kötü geçen bir günün ardından “Zaten program bozuldu” diyerek sonraki günleri de bırakmaktır.
Bunun yerine ertesi gün yeniden başlama kuralı kullanılabilir. Kaçırılan bütün görevleri ertesi güne yığmak yerine yalnızca gerçekten önemli olanlar yeni programa aktarılır.
Böylece çalışma sistemi kusursuz olmaya değil, kesintilerden sonra tekrar düzene dönebilmeye dayanır.
Her motivasyon düşüşünde aynı tavsiyeyi uygulamak işe yaramaz. Önce problemin kaynağını belirlemek gerekir.
| Yaşanan Sorun | Uygulanabilecek Çözüm |
|---|---|
| Nereden başlayacağını bilmiyor | Günün ilk görevini küçük ve net biçimde belirle. |
| Deneme sonucu düştü | Toplam puan yerine yanlışların nedenini analiz et. |
| Bir derste sürekli zorlanıyor | Daha temel seviyeye dönerek eksik kazanımı tamamla. |
| Program çok ağır geliyor | Görevleri önceliklendir ve günlük yükü azalt. |
| Sürekli başkalarıyla kendini karşılaştırıyor | Kendi önceki sonuçlarıyla gelişimini takip et. |
| Telefon yüzünden çalışamıyor | Telefonu çalışma alanının dışında tut. |
| Çalışmaya başlamak istemiyor | 15 dakikalık küçük bir başlangıç görevi belirle. |
| İlerleyemediğini düşünüyor | Haftalık tamamlanan konu ve net gelişimini kaydet. |
Bir hedef yalnızca “yüksek puan almak” şeklinde tanımlandığında zamanla anlamını kaybedebilir. Öğrencinin kendisine “Ben neden LGS için çalışıyorum?” sorusunu sorması faydalıdır.
İstediği okulun eğitim ortamı, ilgilendiği alanlar, gelecekte yapmak istediği çalışmalar veya kendi potansiyelini görmek istemesi gibi kişisel nedenler hedefi daha anlamlı hâle getirebilir.
Burada önemli olan hedefin öğrencinin kendi hedefi olmasıdır. Sadece çevrenin beklentisini yerine getirmek için oluşturulan bir hedef, uzun hazırlık döneminde aynı gücü sağlamayabilir.
Ailenin desteği LGS döneminde önemlidir ancak destek ile baskı aynı şey değildir. “Daha fazla çalış”, “Bu netlerle olmaz” veya sürekli başka öğrencilerin sonuçlarını örnek gösteren ifadeler öğrencinin üzerindeki baskıyı artırabilir.
Daha yapıcı yaklaşım, öğrencinin sürecini anlamaya çalışmaktır. Örneğin:
Bu tür sorular öğrencinin çalışma sürecinde söz sahibi olduğunu hissetmesine yardımcı olur. Ailenin görevi her gün ders kontrolü yapmak yerine öğrencinin düzenli çalışabileceği ortamı ve desteği sağlamaktır.
Hiç çalışma isteği olmayan bir günde bütün programı tamamlamaya çalışmak yerine kısa bir “kurtarma çalışması” yapılabilir.
20 dakika sonunda devam etmek istiyorsan çalışmayı sürdürebilirsin. İstemiyorsan en azından günü tamamen boş geçirmemiş olursun. Bu yöntemin amacı yüksek performans göstermek değil, çalışma alışkanlığının kopmasını önlemektir.
LGS sürecinde amaç her sabah çok yüksek motivasyonla uyanmak değildir. Motivasyon doğal olarak değişebilir. Daha sağlam yaklaşım; ne yapılacağı belli olan, öğrencinin ilerlemesini görebildiği ve kötü günlerden sonra yeniden başlayabildiği bir çalışma sistemi kurmaktır.
Küçük hedefler belirlemek, ilerlemeyi takip etmek, hataları analiz etmek, gerçekçi bir program uygulamak ve kendi gelişimine odaklanmak öğrencinin uzun LGS hazırlık dönemini daha kontrollü yürütmesine yardımcı olur.
Sonuç olarak motivasyon yalnızca beklenen bir duygu değil, doğru çalışma düzeniyle desteklenebilen bir süreçtir. Öğrenci her gün mükemmel olmak yerine düzenli ilerlemeye odaklandığında LGS hazırlığını sürdürmek çok daha yönetilebilir hâle gelir.