LGS yaklaştıkça öğrencilerin heyecanlanması, zaman zaman endişelenmesi veya sınav sonucunu düşünmesi oldukça yaygındır. Ancak bu düşünceler ders çalışmayı zorlaştırmaya, denemelerde bilinen soruların yapılamamasına veya sınavla ilgili sürekli olumsuz senaryolar kurulmasına başladığında LGS stresi ve sınav kaygısını doğru yönetmek daha önemli hâle gelir.
Sınav kaygısını azaltmanın amacı öğrencinin hiç heyecan yaşamaması değildir. Belirli düzeydeki heyecan öğrencinin sınava hazırlanmasına ve dikkatini toplamasına yardımcı olabilir. Asıl hedef, kaygının kontrolü ele geçirmesini önlemek ve öğrencinin sahip olduğu bilgi ve becerileri sınav sırasında mümkün olduğunca kullanabilmesini sağlamaktır.
Peki LGS stresi nasıl azaltılır? Çalışma programını gerçekçi hâle getirmek, denemelerle sınav ortamına alışmak, olumsuz düşünceleri yönetmek, uyku düzenini korumak, kendini başkalarıyla sürekli karşılaştırmamak ve gerektiğinde destek istemek sınav kaygısıyla baş etmenin temel yolları arasındadır.
Sınav kaygısı, öğrencinin sınav öncesinde veya sınav sırasında başarı, başarısızlık, beklentiler ve sınav sonucu hakkında yoğun endişe yaşamasıdır.
Kaygı yalnızca düşüncelerle ortaya çıkmayabilir. Bazı öğrencilerde fiziksel belirtiler de görülebilir.
Bu belirtilerden birinin zaman zaman görülmesi tek başına ciddi bir problem olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan kaygının yoğunluğu, ne kadar sürdüğü ve öğrencinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
LGS kaygısının tek bir nedeni yoktur. Aynı sınava hazırlanan iki öğrenci tamamen farklı nedenlerle stres yaşayabilir. Bu nedenle kaygıyı azaltmak için önce kaynağını anlamaya çalışmak gerekir.
“Mutlaka şu liseyi kazanmalıyım” veya “Bu sınavda istediğim sonucu alamazsam her şey biter” gibi kesin düşünceler sınavın öğrencinin gözünde olduğundan çok daha büyük bir tehdide dönüşmesine neden olabilir.
Hedef sahibi olmak yararlıdır ancak hedef ile kişinin kendisine verdiği değer birbirinden ayrılmalıdır. Bir sınav sonucu öğrencinin bütün yeteneklerini, gelecekte yapabileceklerini veya kişisel değerini ölçmez.
Öğrencinin kendi hedefinin yanında ailesinin, öğretmenlerinin veya yakın çevresinin beklentilerini sürekli düşünmesi kaygıyı artırabilir.
Özellikle “Bu kadar emek verdik, mutlaka kazanmalısın”, “Arkadaşın senden daha yüksek yapıyor” veya “Bu sınav geleceğini belirleyecek” gibi ifadeler motive etmek amacıyla söylense bile öğrenci üzerinde ek baskı oluşturabilir.
Sınava yaklaşıldığı hâlde tamamlanmamış konuların fazla olması öğrencide kontrolü kaybettiği hissini oluşturabilir. Bu durumda sorun yalnızca psikolojik değildir; çalışma programının yeniden düzenlenmesi de gerekir.
Öğrencinin bütün eksikleri aynı anda kapatmaya çalışması yerine öncelik sırası oluşturması daha gerçekçidir.
Tek bir denemede netlerin düşmesi bazı öğrencilerde “Geriliyorum” düşüncesine neden olabilir. Oysa deneme sonuçları; sınavın güçlük düzeyine, konu dağılımına, dikkat durumuna ve süre kullanımına göre değişebilir.
Bu nedenle bir deneme sonucu genel başarı düzeyinin kesin göstergesi olarak görülmemelidir.
Arkadaşların netlerini, çalışma sürelerini veya çözdüğü soru sayılarını sürekli takip etmek öğrencinin kendi ilerlemesini görmesini zorlaştırabilir.
Bir öğrencinin günde çözdüğü soru sayısı veya deneme sonucu başka bir öğrenci için doğru hedef olmak zorunda değildir. LGS hazırlığında en anlamlı karşılaştırma, öğrencinin kendi önceki performansıyla yaptığı karşılaştırmadır.
Sınavda hangi soruların çıkacağını, sınavın ne kadar zor olacağını veya diğer öğrencilerin kaç net yapacağını kontrol etmek mümkün değildir.
Buna karşılık öğrenci şu alanları kontrol edebilir:
Enerjiyi kontrol edilemeyen sonuçlara değil, kontrol edilebilen hazırlık sürecine yöneltmek belirsizlik hissini azaltabilir.
Aşırı yoğun programlar ilk bakışta disiplinli görünebilir ancak uygulanamadığında öğrencinin kendisini başarısız hissetmesine neden olabilir.
Örneğin okuldan sonra sınırlı zamanı bulunan bir öğrencinin her gün saatlerce ders çalışmayı, yüzlerce soru çözmeyi ve bütün dersleri tekrar etmeyi hedeflemesi sürdürülebilir olmayabilir.
Daha sağlıklı bir programda:
Programın amacı öğrenciyi sürekli meşgul etmek değil, ilerleme sağlamaktır.
Sınav ortamı ne kadar yabancıysa kaygı da o kadar artabilir. Düzenli deneme çözmek öğrencinin süreyi, soru düzenini ve sınav sırasında yaşayabileceği zorlanmaları önceden deneyimlemesini sağlar.
Ancak her denemeyi “başarılı oldum veya başarısız oldum” şeklinde değerlendirmek yerine bir prova olarak görmek daha yararlıdır.
Deneme sonrasında şu sorular sorulabilir:
Böylece deneme sonucu kaygının kaynağı olmaktan çıkarak öğrencinin sınav stratejisini geliştiren bir araca dönüşür.
Sınav kaygısını artıran önemli unsurlardan biri öğrencinin zihninde sürekli tekrarladığı kesin ve olumsuz düşüncelerdir.
Örneğin:
Bu düşünceleri yalnızca “Olumlu düşünmeliyim” diyerek bastırmaya çalışmak yerine daha gerçekçi ifadelerle değiştirmek daha işlevsel olabilir.
| Kaygıyı Artıran Düşünce | Daha Gerçekçi Yaklaşım |
|---|---|
| “Kesin başarısız olacağım.” | “Sonucu şimdiden bilmiyorum. Hazırlığımı mümkün olduğunca iyi sürdürebilirim.” |
| “Bir soruyu yapamazsam sınavım kötü gider.” | “Bir soru bütün sınavı belirlemez. Takıldığım soruyu geçip devam edebilirim.” |
| “Netim düştü, geriliyorum.” | “Bir deneme tek başına seviyemi göstermez. Yanlışlarımı inceleyip sonraki denemeye hazırlanabilirim.” |
| “Arkadaşlarım benden ileride.” | “Herkesin çalışma süreci farklı. Kendi eksiklerime ve gelişimime odaklanmalıyım.” |
| “Bu sınav bütün geleceğimi belirleyecek.” | “LGS önemli bir sınavdır ancak eğitim hayatımın tamamını veya değerimi tek başına belirlemez.” |
Nefes egzersizleri bazı öğrencilerin bedensel gerginliğini azaltmasına ve dikkatini yeniden toplamasına yardımcı olabilir. MEB'in LGS öğrencilerine yönelik rehberlik önerilerinde de sınav öncesinde gevşeme ve nefes egzersizlerinden yararlanılabileceği belirtilmektedir.
Basit bir uygulamada öğrenci rahat bir pozisyonda burnundan yavaşça nefes alabilir ve aldığı nefesten daha uzun sürede kontrollü biçimde nefes verebilir. Bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir.
Burada amaç nefes almayı başka bir performans görevine dönüştürmek değildir. Öğrenci kendisini daha rahat hissettiği doğal ve yavaş bir ritim kullanabilir.
Nefes egzersizinin ilk kez sınav salonunda denenmesi yerine hazırlık döneminde veya denemelerden önce uygulanması daha uygundur.
Sınava hazırlanmak amacıyla uykudan sürekli fedakârlık etmek verimli bir yöntem değildir. Yorgunluk dikkat süresini, öğrenmeyi ve öğrencinin kendisini duygusal olarak nasıl hissettiğini etkileyebilir.
Özellikle sınava yaklaşılan dönemde gece geç saatlere kadar çalışıp sabah geç kalkmaya alışmak yerine düzenli bir uyku düzeninin korunması önemlidir.
Sınavdan önceki gece normalden çok daha erken yatmaya çalışmak da bazı öğrencilerde uyuyamama baskısı oluşturabilir. Bu nedenle uyku düzenini sınavdan bir gece önce değil, daha erken dönemde düzene sokmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Hayır. Uzun süre aralıksız çalışmak her zaman daha fazla öğrenme anlamına gelmez. Dikkatin belirgin şekilde azaldığı bir çalışma oturumunu zorla sürdürmek öğrencinin verimini düşürebilir ve ders çalışmayı daha yorucu hâle getirebilir.
Çalışma blokları arasındaki kısa molalarda:
öğrencinin yeniden odaklanmasına yardımcı olabilir.
Ancak kısa mola adı altında telefon veya sosyal medya kullanımının uzun süreye dönüşmemesine dikkat edilmelidir.
Denemeler, sınav sırasında kaygı oluştuğunda nasıl hareket edileceğini öğrenmek için iyi bir fırsattır.
Öğrenci bir soruyu çözemediğinde “Sınav kötü gidiyor” şeklinde düşünmek yerine yalnızca o soruya odaklanmalıdır.
Deneme sırasında uygulanabilecek yöntemler şunlardır:
Bu davranışların denemelerde tekrar edilmesi, sınav günü otomatikleşmelerine yardımcı olabilir.
Sınavdan önceki gün, aylarca öğrenilemeyen bütün konuları birkaç saat içerisinde tamamlamaya çalışmak için uygun bir zaman değildir.
MEB'in öğrencilere yönelik önerilerinde de sınavdan önceki günün yorucu etkinliklerden kaçınılarak mümkün olduğunca normal geçirilmesi tavsiye edilmektedir.
Son gün:
Hazırlıkların önceden tamamlanması sınav sabahında yaşanabilecek gereksiz belirsizliği azaltır.
Sınav sabahı bir miktar heyecan yaşamak olağandır. Öğrencinin “Neden heyecanlandım?” diye endişelenmesi, var olan kaygıya ikinci bir kaygı ekleyebilir.
Bunun yerine öğrenci heyecanı kabul ederek daha önce oluşturduğu rutini uygulayabilir.
Sınav başlamadan hemen önce bütün konuları hatırlamaya çalışmak yerine öğrencinin sınav anına odaklanması daha yararlıdır.
LGS'de zor bir soruyla karşılaşmak sınavın tamamının zor geçeceği anlamına gelmez. Öğrenci ilk zorlandığı soruda paniğe kapılırsa sonraki sorular için gerekli olan dikkatini de kaybedebilir.
Böyle bir durumda:
Bir sorudan geçmek başarısızlık değildir; sınav süresini yönetmeye yönelik bir stratejidir.
“Kaç puan alacağım?”, “Yüzdelik dilimim ne olacak?” veya “İstediğim okul gelecek mi?” gibi soruları sürekli düşünmek öğrencinin henüz gerçekleşmemiş bir sonuca odaklanmasına neden olabilir.
Sonuç hedefi tamamen unutulmamalıdır ancak günlük çalışma sırasında asıl odak şu tür hedeflerde olmalıdır:
Sonuç hedefleri yön gösterirken süreç hedefleri öğrencinin bugün ne yapacağını belirler.
LGS sürecinde yalnızca öğrencinin değil, ailenin yaklaşımı da önemlidir. Ailelerin iyi niyetle yaptığı bazı davranışlar öğrencide baskı oluşturabilir.
Her denemeden sonra ilk sorunun “Kaç net yaptın?” olması öğrencinin sınav sonucunun her şeyden daha önemli olduğu izlenimini edinmesine neden olabilir.
Bunun yerine “Deneme nasıl geçti?”, “Seni zorlayan bölüm neydi?” veya “Bir sonraki denemede neyi değiştirebilirsin?” gibi sorular öğrencinin sürece odaklanmasına yardımcı olabilir.
“Arkadaşın şu kadar net yapmış” şeklindeki karşılaştırmalar çoğu zaman öğrencinin nasıl gelişeceğine dair yararlı bir bilgi sunmaz. Bunun yerine öğrencinin önceki sonuçlarına göre gösterdiği gelişim değerlendirilmelidir.
Bir denemenin düşük gelmesi öğrencinin hiç çalışmadığı anlamına gelmeyebilir. Aileler yalnızca sonuca değil, öğrencinin çalışma düzenine ve gösterdiği gelişime de dikkat etmelidir.
LGS önemli bir eğitim aşamasıdır ancak öğrencinin hayatının tamamını belirleyen tek unsur değildir. Millî Eğitim Bakanlığının 2026 tercih sürecinde öğrencilere yönelik yayımladığı mesajlarda da LGS'nin geleceği tek başına belirleyen bir sınav olmadığı özellikle vurgulanmıştır.
Sınav döneminde zaman zaman kaygı yaşamak beklenebilir. Ancak kaygı öğrencinin günlük hayatını belirgin biçimde etkiliyorsa destek istemek önemlidir.
Örneğin kaygı nedeniyle:
gibi durumlar ortaya çıkıyorsa öğrenci bunu tek başına çözmeye çalışmak zorunda değildir. Okuldaki rehber öğretmen veya psikolojik danışmanla, aileyle ve gerektiğinde uygun bir sağlık uzmanıyla görüşmek faydalı olabilir.
Özellikle kaygı uzun süredir devam ediyor, öğrencinin yaşamını ciddi biçimde etkiliyor veya uygulanan yöntemlerle azalmıyorsa profesyonel değerlendirme almak daha doğru olacaktır.
Kaygının yükseldiği dönemlerde öğrencinin karmaşık yöntemler yerine basit ve uygulanabilir bir düzen oluşturması daha yararlı olabilir.
| Yaşanan Durum | Uygulanabilecek Yaklaşım |
|---|---|
| Çok fazla konu biriktiğini düşünmek | Konuları öncelik sırasına koyup küçük çalışma hedeflerine bölmek |
| Deneme sonucu düşük geldiğinde moral bozulması | Toplam net yerine yanlışların nedenini analiz etmek |
| Sınavı düşünürken fiziksel gerginlik yaşamak | Yavaş nefes alma, kısa mola veya gevşeme çalışması uygulamak |
| Arkadaşlarla sürekli karşılaştırma yapmak | Kendi son denemeleri ve gelişimi üzerinden ilerlemeyi takip etmek |
| Zor soruda paniğe kapılmak | Soruyu işaretleyip devam etmek ve daha sonra geri dönmek |
| Sürekli sınav sonucunu düşünmek | Sonuç yerine günlük ve haftalık süreç hedeflerine odaklanmak |
Evet. Önem verilen bir sınav öncesinde heyecan ve bir miktar kaygı yaşanabilir. Amaç bütün heyecanı ortadan kaldırmak değil, öğrencinin bu duyguyu yönetebilmesini sağlamaktır.
Kaygı çok yoğun hâle geldiğinde öğrencinin dikkatini toplamasını, soruyu anlamasını veya bildiklerini hatırlamasını zorlaştırabilir. Bu nedenle akademik hazırlığın yanında sınav sırasında sakin kalmayı sağlayacak yöntemleri denemelerde çalışmak da önemlidir.
Evet. Yavaş ve kontrollü nefes egzersizleri bazı öğrencilerin gevşemesine yardımcı olabilir. Öğrencinin kendisine uygun yöntemi sınavdan önceki süreçte deneyerek öğrenmesi daha faydalıdır.
Tek bir deneme sonucuna bakarak genel performans hakkında kesin karar verilmemelidir. Denemenin zorluk düzeyi ve yanlışların nedeni incelenmeli; birkaç denemedeki genel gelişim birlikte değerlendirilmelidir.
Bunun için herkes için geçerli kesin bir süre bulunmaz. Ancak sınavdan hemen önce yoğun ve yorucu bir çalışma yapmak yerine öğrencinin bildiklerini kısa şekilde gözden geçirip günlük düzenini koruması daha uygun olabilir.
Ailelerin öğrenciyi başka kişilerle karşılaştırmaması, sınavı tek başarı ölçütü olarak sunmaması, yalnızca netleri değil gösterilen çabayı da görmesi ve öğrencinin duygu ve düşüncelerini dinlemesi önemlidir.
LGS stresi nasıl azaltılır? sorusuna tek bir yöntemle cevap vermek mümkün değildir. Çünkü sınav kaygısının nedeni her öğrencide farklı olabilir. Bazı öğrenciler eksik konular nedeniyle, bazıları yüksek beklentiler nedeniyle, bazıları ise sınav sırasında hata yapmaktan korktuğu için kaygı yaşayabilir.
Bu nedenle ilk adım kaygının kaynağını anlamaktır. Gerçekçi bir çalışma programı oluşturmak, sınav ortamını denemelerle tanımak, olumsuz düşünceleri daha dengeli biçimde değerlendirmek, uyku düzenini korumak ve gerektiğinde çevreden destek almak sınav sürecinin daha kontrollü ilerlemesine yardımcı olabilir.
LGS önemli bir sınavdır ancak öğrencinin bütün geleceğini, yeteneklerini veya kişisel değerini tek başına belirlemez. Öğrencinin hedefi sınava hiç heyecan duymadan girmek değil; heyecanına rağmen bildiklerini kullanabilecek kadar sakin ve hazırlıklı olabilmektir.